Gelmeyeceğini Bilsem de

love_letter__by_crimson_spell

Bugün evine gittim. Her zaman sana gelmek için etrafımdakilere yalanlar söylerdim ya. İşte bugün söylemedim. Kapın aralıktı. Odandan içeriye girdim. Her zamankinden daha sessiz, daha soğuktu odan. Yatağına doğru ilerledim. Her zamanki gibi dağınıktı. Ancak eminim annen bu sefer kızgın değildir sana. Hatta her sabah ettiğiniz kavgaların boşa olduğunu ve yatağını aslında böyle dağınık çok sevdiğini sen eve gelince söyleyecektir. Yatağının hemen yanındaki komodininde başucu kitabın ve suyun duruyordu. Uzun zaman önce de baktığım gibi 136. sayfadaydın. Her gece benle mesajlaşmaktan belki de ilerleyemedin kitabında. Ama biliyorum sen de merak ediyorsun devamını. Gelince okursun sevgilim. Ben sana mesajlarıma cevap vermiyorsun diye kızmam merak etme.

Kitabının yanında yarım içilmiş bir su duruyordu hala. Elime alıp saatlerce suya baktım. Senin nefesinin üzerine düştüğünü hissettim. Ben de bir yudum aldım sudan seni içimde hissettim. Sonra yastığına sarıldım. O kadar sıkı sarıldım ki… Kokunu içime çektim. Derin bir nefes aldım ve nefesimi son dakikasına kadar tuttum. İçimde tutmak istiyordum kokunu. Ama sonra bir anda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Kapının eşiğinde kırmızı gözleriyle annen belirdi. Bana baktı ve içeriye gitti. Aynı eskiden olduğu gibi “Bir şey ister misiniz çocuklar, size meyve getireyim mi” diyecek gibiydi. Ama seni göremeyince vazgeçti herhalde. Bende kapının yanındaki dolabına baktım. Üzerindeki küçük aynada perişan halimi gördüm. Beni böyle görsen sever miydin acaba? Sen beni sevmesen de ben seni severdim ama. Dolabını açmaya cesaret edemedim. Belki içinde ilk gittiğimiz sinema biletini, resmimizi, sana hazırladığım hediyeleri ve ya bize ait bir şey görürdüm. Ama cesaret edemedim işte. Karıştırmak istemedim sensiz dolabını. Sen gelince bana gösterirsin değil mi? Duvarlarına baktım tek tek. İnceledim üzerindeki çatlakları. Hiç dikkatli bakmadığım kadar baktım. Sonra senin çatlaklar gözükmesin diye üzerine yapıştırdığın bebeklik fotoğraflarını gördüm. Pek başarılı olmamış kapayamamış çatlakları ancak resimler çok tatlı. Hep öyle resimlerdeki gibi tatlı gülümserdin sen. İşte o zaman bende çok ama çok mutlu olurdum. Sen sinirlenip üzüldüğündeyse eve gider evdekilerden sinirimi çıkarırdım. Sen gülmesen, ağlamasan, konuşmasan bile ben yanındayken çok mutluydum. Bazen saatlerce sana bakardım, sen susardın ben susardım ama anlaşırdık biz. Tam çıkacakken odandan her ne kadar bakmamaya çalışmasam da çalışma masana takıldı gözüm. Oradaydım ben. Çerçevedeydi resmim. Ancak çerçeve kırılmıştı. Özür dilerim ben kırmıştım onu. Bakınca odanın sol tarafına o gün geldi aklıma. Oysa ne güzel seni bekliyordum ben.  Ama o lanet gün aklımdan çıkmıyor ki. Seni benden aldıkları gün… Ben o gün çok bağırmıştım sana, ya da sen mi bana bağırmıştın? Aslında ne önemi var ki kırmıştık birbirimizi. Sonra ben çerçeveyi alıp fırlattım. Neyse ki kenarı kırılmış. Sen de o yağmurlu havada hiçbir şey demeden çarptın kapıyı ve çıktın. Ben sinirimden kuduruyordum. Annen baban içerde bense odanda hapis kalmış gibiydim ve tüm eşyalarını yok etmek istiyordum. O sırada dışarıdan çığlık sesleri ve bir korna sesi geldi. Annen hemen cama yapışmış olacak ki ikinci çığlığı da o attı. Hiç aklımdan çıkmayacak o ses. Kulaklarımı tıkadım. Anlamıştım.

Sonrasını hatırlamıyorum. Bugün seni benden aldıklarının üçüncü günü… Her gün bu sahneyi tekrar tekrar yaşıyorum ben. Ellerim titreyerek yazıyorum bu yazıyı ve mürekkep gözyaşlarımdan dolayı sağa sola şeritler oluşturuyor. Ama tutamıyorum ki ben onları. Aynı üç gündür kesintisiz yağan yağmur gibi. Ancak yağmur dinip güneş açtığı zaman da benim gözyaşlarım ve içimdeki acı hiç dinmeyecek biliyorum. Sana hep gelecek misin diyorum? Sana soru soruyorum ama senden cevap alamıyorum. Senin yanındayken severdim ben sessizliği. Sensiz hiçbir şey güzel değil. Özür dilerim sevgilim. Kitabına devam etmeni engellediğim için, çerçeveni kırdığım için, o gün sana bağırdığım için çok çok özür dilerim. Ama en çok da seni bu kadar deliler gibi severken bunu sana sürekli söylemediğim için özür dilerim. Seni seviyorum ve hep seveceğim. Bunu sana hergün söyleyeceğim, gelmeyeceğini bilsem de…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir